Kanser ”bir DNA bozukluğu hastalığıdır” veya genlerimizde olan GİZLİ bir değişimdir. Siz hiç farketmeden vücudunuza yabancı misafirle gelir. Aslında vücut evinize kimlerin girip çıkacağına siz karar verirsiniz. Her yoldan geçeni veya tanımadığınız kimseleri evinize davet etmezsiniz. Bu sizin kararınızdır. hele size zarar verecek kötü kişiler, hırsızlar, caniler onları asla evinize almazsınız. Fakat; siz farkında olmadan bunlar kapıdan, pencereden, veya evinizin damından olmadı evdeki çatlak veya yarıklardan içeriye girerler. Sizler bunu asla farketmezsiniz. İş bu kadarla da kalmaz istediklerini alıp gitseler sorun yok demektir, tekrar yerine koyabilirsiniz. Fakat evinize yerleşip sizi kontrolleri altında alırlar. Bu kadarlada kalmaz başka kötü niyetli kişileride evinize davet ederler. Hakimiyet tamamen onlardadır. İşte bu sonun başlangıcı demektir. Siz işin farkına çok geç varırsınız.

Kimdir? ve nasıldır? bunlar. Çoğumuzun bu hususta bilgisi yoktur, işte asıl sorunda burda yatar. Bilmediğiniz düşmanla nasıl savaşabilir, kendinizi koruyabilirsiniz. Savaşmak için onu iyi tanımalı, silahlarını, karakterlerini iyi bilmeniz gerekir. Kanser hücreleri sizin iyi komşularınız değildir. Onlar yararlı hücrelerle iyi geçinmezler hepside birer psikopattır. Komşunun çimenlerine basar, camını taşlar, gürültü yapar, saygısız, uyumsuz sorumsuz hücrelerdir. Buda yetmez yayılmacı politika izlerler. İşte bu çok kötü. Bulundukları bölgeyi ele geçirmeleri yetmez, başka bölgelerede hareket ederek göç başlatırlar ( metastas ). Lenf bezlerini ele geçirip kan damarlarına girerler. Sistem tamamen kontrol altına alındı.
Kanser hücreleri 5 ile 30 yıl bir kuluçka dönemi geçirirler. Eğer ilk 5 yılda bunları farkederseniz, ERKEN TEŞHİS tanısı konur. Kurtulma şansınız çok yüksektir. Yapacağınız rutin kontrollerle bunu sağlayabilirsiniz. Eğer 20-30 yıl kuluçka döneminden sonra farkederseniz, bu piskopat hücrelerle mücadele etmek kolay değildir. İlk yapacağımız iş Kemoterapi ve Radyoterapi le bunları yok etmektir. İnanılmayacak kadar güçlü olan bu hücrelerle mücadele yeterli olmayabilir. Üstelik bunu yaparken diğer yararlı ve masum hücrelere de zarar veririz. Öğleyse teslim mi olalım? Kötü sonucu mu bekleyelim? savaşmayalım mı? ümidimizi mi kaybedelim? ASLA… ASLA… ASLA…

İnsan Allah’ın yarattığı en yüce ve EN GÜÇLÜ VARLIKTIR. Onda asla acizliğe yer yoktur. Demiri havada uçuran (uçak) insan değil midir? Aya ve uzaya giden, ayda yürüyebilen insan değil midir? Bir tuşla oturduğu yerden dünyadaki kütüphaneleri gezebilen, Amerika’daki olanları izleyebilen bilgisayarı yapan insan değil midir? Küçük bir el aleti ile dünyanın öbür ucundaki insanla konuşan sistemi yapan insan değil midir? Öğleyse; farkında olamadığınız içinizdeki GÜCÜ KULLANIN. Üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbirşey yoktur. Dikkat edin, ”ÜMİTSİZLİK” kanserden on kat daha fazla tehlikelidir. Asla ümidinizi kaybetmeyiniz. Allah yardımcınız olsun.

Sağlıkllı her insanın vücudunda bir günde 50 ile 300 arasında kanser hücresi oluşur. Bağışıklık sistemi bunları yakalar, yok eder. Siz bunun farkına bile varmazsınız. Ama işler herzaman bu kadar iyi gitmez.

Saygılarımla Zeynel UYSAL

Yazar Hakkında

1947 yılında Denizlinin tavas ilçesinde doğdu. ilk ve lise öğretimini denizlide yaptı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi tarih bölümünü 3 yılda başarılı birşekilde tamaladı. Uzun yıllar Denizli lissesinde ve 3 yıl kadar Pamukkale Üniversitesinde öğretmenlik yaptı. Emekliliğinin ardından Fabrikalar için nemlendiri makinası icat etti ve patentini aldı. Üç çocuk sahibi olan Zeynel Uysal daha iyi bir gelecek için tekstil başta olmak üzere daha birçok ile uğraştı. Kardeşinin kanse olmsıyla birlikte alternatif tıpla ilgilenmeye başlayan Zeynel Uysal, eskiden gelen alışkanlıklarını devam ettirerek tıp kitapları okumaya başladı. Kısa sürede büyük bir yol katederek doktorlarımızın da yardımıyla kardeşini bu hastalıktan kurtardı. Şimdiyse tüm dünyaya birikimleri kadarıyla sağlık konusunda biirşeyler vermeye çalışmakta.

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapabilmek için Giriş yapmış olmanız gereklidir.

Henüz geribildirim yok