Kitap

İNSAN YAŞADIĞI YERE BENZİYOR…

İNSAN YAŞADIĞI YERE BENZİYOR…

“İnsan yaşadığı yere benzer O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa Toprağını iten çiçeğe Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine ” Diyor Cansever …

Acaba ben de benziyor muyum? Diye soruyorum kendime. Çok geçmeden, telefonum çalıyor; çalan telefonun diğer ucunda ki Yazıhan dan biri. Konuşuyoruz. Bitiyor telefon görüşmemiz. Düşünüyorum gene kendi kendime. Şive aynı, değişmiyor, beklide hiç değişmeyecek. Belki değişse de tarz hep aynı kalacak. Espriler aynı, benzetmeler aynı, bahsetmek istediğimiz mevzular hep aynı, dinlediğimiz müzikler aynı, okumak istediğimiz kitaplar aynı, kızıyoruz, seviniyoruz, küsüyoruz hep aynı… değişen bir şey yok. Ama değiştirenler veyahut ta değiştirmek isteyenler var. More >

BELKİDE ÖZLEYECEĞİM; ALTMIŞ İKİLERİ, SADE DÖRTLERİ, ON YEDİLERİ…

BELKİDE ÖZLEYECEĞİM; ALTMIŞ İKİLERİ, SADE DÖRTLERİ, ON YEDİLERİ…

Aralık ayının sinsi ve korkunç sisi bütün benliği ile Yazıhan ı hükmü altına almıştır. Gece karanlıktır, korkunçtur… Hele de Yazıhan da, caddeler boşken! Sadece çöp kovalarının civarında acı acı dolanan köpekler vardır tenha sokaklarda. Bazen de, sessiz sokaklarda evlerinden kahvelere kendilerini hızlı adımlarla ulaştırmağa çalışan insanlar. Yazıhan ın tam ortasından, bir koordinat doğrusu gibi karşıdan karşıya geçen uzunca bir yol geçiyordur: Evlerin ve avluların kapıları bu birbirine oldukça benzeyen sokaklara açılırlar.

Yolun bir ucunda, kendisini kahveye yetiştirmek için hızlı hızlı yürüyen adamın kim olduğu belli olmasa da, gelişinden, yürüyüşünden kendisini yeşil örtülü masalara ulaştırmak More >