Güneş'in sıcaklığı kaç derece
Güneş, Güneş Sistemi’ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur. Bu nedenle, yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünyamız’ın büyüklüğünün 40-50 katı olan alevler fışkırır.
Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya’da yaşam yani biz olamazdık.
Güneş’in sıcaklığı derece 6000 dış yüzeyinde, içindeki sıcaklık ise 12 milyon derecedir. Çünkü, uzay (uzay filmlerinden de hatırlarsınız) karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız’ı Güneş’ten başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur.
Ancak, Güneş’ten yayılan ışık çok parlaktır. Havanın açık olduğu bir günde Güneş’e bakmayı denemişsinizdir. Hatırlayın bakalım. Birkaç saniye bakınca gözleriniz kamaşmıştı, değil mi? Aslında, Güneş’e bu parlak ışık nedeniyle doğrudan bakmak çok tehlikelidir. Gözlerimize bu parlak ışık zarar verebilir. Ayrıca, yazın uzun süre Güneş’te kalmak da tehlikelidir. Hatta, cildimizde uzun bir tedaviyi gerektirecek çok ciddi yanıklar oluşabilir. Çünkü, Güneş’ten yayılan ısı özellikle yazın çok yüksek olur. Oysa Güneş, Dünya’ya milyonlarca kilometre uzaktadır ve uzaya yaydığı ısının sadece binde ikisi Dünyamız’a ulaşır.
Peki Güneş’ten çok uzakta olmasına rağmen, Dünyamız’da sıcaklık bu kadar yükselebiliyorsa, acaba Güneş’in üzerindeki sıcaklık ne kadardır?
Bilim adamları, bu konuda yaklaşık sayılar verebilirler. Ama bu sıcaklığı, bildiğimiz herhangi bir şeyin sıcaklığıyla karşılaştırarak anlamak mümkün değildir. Bir düşünün! Güneş’in sıcaklığı derece 6 bin yüzeyinde olduğunu, içinde ise sıcaklığın 12 milyon dereceye kadar yükseldiğini… Bunu bildiğimiz neyle karşılaştırabiliriz ki? Elimizle sıcak suya temas ettiğimizde 50 dereceden fazlasına dayanamayız. En sıcak yaz günlerinde bile hava en fazla 40-50 derece civarındadır. Bu örnekten de anlıyoruz ki, Allah Dünya ile Güneş’in uzaklığını en uygun olacak şekilde yaratmıştır. Güneş bize biraz daha yakın olsaydı, Dünya üzerindeki herşey sıcaktan kavrulur kül olurdu. Ancak, biraz daha uzakta olsaydı, bu sefer de herşey buz tutardı. Tabi ki her iki şekilde de yaşam mümkün olmazdı.
Güneşimiz eğer bizim Dünyamız’a gereğinden fazla yakın olşaydı, Dünyamız bayağı ter dökerdi hatta erirdi. Tüm bu hassas dengeler Allah’ın kontrolündedir.
Aslında, benzer şekilde Güneş’in ısısını daha az alan kutup bölgeleri devamlı bir buz tabakası ile kaplı; daha çok alan Ekvator bölgeleri ise devamlı sıcaktır. Allah, bu bölgeleri bizlere örnek olsun diye yaratmıştır. Diğer yerler ise canlıların yaşamına en uygun şartlarda yaratılmıştır. Bu Allah’ın bize olan şefkatini gösterir. Çünkü, Allah Güneş ile Dünya arasındaki uzaklığı şu anki gibi en uygun şekilde yaratmasaydı, Dünya’daki yaşam çok daha zor olurdu. Hatta olmayabilirdi.
Yazar Hakkında
Categories: İlginç Bilgiler, Kişisel Gelişim Tags: güneş, güneş kaç derece, güneş sıcaklığı
Kader Hakkında
allah napcanı önceden biliyor yani napcan allahın ilminde önceden belli alahın ilmi değişmez allahın olacanı bildiği bi olayın
varlığa gelmesi zorunlu varlığa gelmemesi imkansızdır. öleyse siz başınıza gelecek olayları, belaları bu yönüyle engelleyemezsiniz.
onlarda allahın ilminde bellidir. öleyse neden “bizi kötülüklerden beladan koru” diye dua ediyorsunuz? bu mantıksız değil mi?
işte size gazalinin özgür iradeyi inkar ettiği yazısı
alıntı yaptığım kitap : kelam felsefeleri yazar: H. Austryn Wolfson sayfa: 538 burada Gazali’nin ihya ulum al din adlı kitabından alıntı var. arapça baskı kitabut-tevbe bölümü. türkçe baskılarda bu bölüme bakın
“Eğerdersen ki: insanın fiilde ve fiilden kaçınmada ihtiyarı yok mudur? Vardır derim, fakat bu bizim herşeyin Allah’ın yaratmasıyla olduğu iddiamızla çelişmez, çünkü ihtiyarın kendisi de Allah’ın yaratmasıyladır ve insan yaptığı seçime mecburdur.”
yorumum şu: Gazali, itikadda Eşari mezhebindendir. Eşarilik de ise insan iradesi kabul edilir, ama kulun bu iradesi ( düşünce, seçim ) Allah tarafından yaratıldığı için hür iradeden yoksundur
bu ayetleri size söylediler mi?
tevbe 51: “de ki: bize ancak Allahın yazdığı isabet eder, dokunur”
kasas 68: “Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için seçim hakkı yoktur”
hadid 22: “Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce levhi mahfuzda bulunmasın”
araf 16: “Öyleyse and içerim ki beni azdırmana karşılık, bende onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım” şeytan Allaha diyor bunu. Allahın kendini saptırdığını kabul ediyor.
bilgi için googleden ara kursatotcu
hayır şer Allahtan mı, zina yapmak şer mi, zina yapmak Allahtan mı, hani hayır şer Allahtandı
hayır şer Allahın iradesiylemi olur, zina şerse zinayıda mı Allah irade etti
hiç kimse bir şeyi allah yaratmadan ( yapmadan) önce, yapmaya kadir olamaz. diyor musunuz
kulun iradesi Allahın iradesine mi bağlıdır yoksa
Allahın iradesi kulun iradesine mi, bağlıdır
kötülükler allahtanmıdır
allah her varolanı görürse kendide var madem öleyse kendinide görürmü
kötülükler allahtanmı evet dersen zinada mı allahtan
içki allahın verdiği bir rızıktır diyen varmı
kötülüklerde allahtandır diyen varmı
zina allahın iradesiyle oluyo diyen varmı
önceden alnımıza yazılan şeyleri yapıyoz diyen böle hür irade olurmu diyen varmı
kötülükler allahın iradesiyle oluyor diyen varmı
hareketlerimizi allahmı yaratır yoksa bizmi.
allah yaratırsa bizim özgür irademiz kalırmı
zina hareketinin yaratıcısı alahmı.
allah derseniz zorla zina yaptırmış olmuyomu
zina hareketini kulmu yoksa allahmı yaratır
Allah hareket edermi etmezmi
kulun zina yapmasını allah ezeldemi takdir etmişti
kulun neyi seçeceğini allah ezelde mi seçti
zina allahın iradesi dışındamı gerçekleşti
zinayı allahmı irade etmişti hayır dersen
yani allahın iradesi dışında bişe mi oluyor
kul zina etmek istese, bu düşünceyi allah kulda yarattı diyemi düşündü
ssss
kulun allaha sövme düşüncesini allah mı yarattı
s
Allah ezelden bugüne sonsuz zamanı aşıp nasıl gelebildi
Allah düşüncelerimizi yarattığı içinmi öle düşünürüz
allah yalanı yaratan mıdır
allah napcamızı önceden biliyosa böle sınav olurmu
Herşey Allah’ın dilemesiyle mi olur? Zina yapanlar var,
Allah’a sövenler var. Bunlarda mı Allah’ın dilemesiyle oldu?
Kadere hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanıyor musunuz?
Zina yapmak şer midir? Zina yapmak Allah’tan mıdır? Hani, hayır ve şer Allah’tandı ya…
“Allah’ım bizi kötü yola düşürme, yolumuzu saptırma” diye dua ediyor musunuz?
Demek ki bizi kötü yola düşüren ve yolumuzu saptıran kimmiş? Allah değilmi
Bir insan çalıntı yiyeceklerle yaşarsa, bunlar ona Allah’ın verdiği rızık mıdır?
Rızık Allah’tan mı? İçki içmek rızık mı? İçki içmek Allah’tan mı? ehli sünnet içki
rızık der
içki allahın verdiği bi rızıkmı değilmi
16 / 93 allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir, yaptığınız işlerden sorumlu
tutulacaksınız. ( kuranda nahl suresi 93 üncü ayet bu, bak hem saptırıyo hem de sorumlu tutuyo
7/179 And olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık…. ( kuranda araf suresi
179 uncu ayet bu,
2/7 Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde vardır ve
büyük azap onlar içindir. ( kuranda bakara suresi 7 inci ayet bu, bak onları hem mühürlüyo
hem de onlara iman etmeyi emrediyo
17/46 (Kuran’ı) anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk.
(kuranda isra suresi 46 ıncı ayet bu, kuranı anlamasınlar diye kalplerinin mühürlendiği
söyleniyo ya, hem de onlara kurana inanmaları emrediliyo değil mi,
Resulullah dedi ki: “Hayrı (iyilik) ve şerri (kötülük) ile kadere iman etmeyen kimseyi Allah ateşte yakar. (Ahmed bin hanbel)
Peygamberimiz dedi ki: Biriniz kaderin hayrına da, şerrine de iman etmedikçe iman etmiş olmaz. Başına gelecek olanın mutlaka geleceğini, başına gelmemesi mukadder olanın da mutlaka gelmeyeceğini bilmedikçe (iman etmiş sayılmaz). (Tirmizi)
Peygamberimiz dedi ki: “Allah gökleri ve yeri yaratmadan ellibin yıl önce, Arşı su üzerindeyken yaratıkların kaderlerini yazmıştır. (Tirmizi, Müslim)
Peygamberimiz dedi ki: ”Kul yetmiş sene cennetliğin ameli gibi amel eder. Hatta herkes onun cennetlik olduğunu söyler. Öyle ki aralarında manen bir karış mesafe kalmaz. Sonra mukadderatı galebe çalar da cehennem ehlinin işini yapar ve cehenneme girer. (Buhari, Müslim)
Peygamberimiz dedi ki: “Said ( cennetlik) annesinin karnında said olandır, bedbaht (cehennemlik)da annesinin karnında bedbaht ve şaki olandır” (Müslim)
Ömer “Ya Resulullah buna göre şimdi biz olmuş bitmiş, hükmü verilmiş bir şeye göre mi amel ediyoruz (çabalıyoruz), yoksa henüz hükmü verilmemiş bir şeye göre mi amel ediyoruz? Bunun üzerine Hz. Peygamber de “(Yazılıp) bitirilmiş bir şeye göre ey Ömer. Kalemler (onu yazıp) kurumuş, kaderler onunla cereyan etmiş (ona göre meydana gelmiş). Fakat her insana yaratıldığı şey kolaylaştırılır. (Müslim)
Peygamberimiz dedi ki: : “(Kader) kalemi, kıyamete kadar olacak şeyleri yazıp kurumuştur (bitirmiştir)“ (Buhari)
Peygamberimiz dedi ki: : “Allah var iken hiçbir şey yoktu. Daha sonra O, Levhi yarattı ve kıyamete kadar gelecek olan bütün mahlukatın hallerini ona kaydetti” (Buhari)
“Müzeyne veya Cüheyne kabilesinden bir adam sordu: “Ey Allah’ın Resulü, hangi işi yapıyoruz, olup bitmiş (levh-i mahfuza kaydı geçmiş bir işi mi yoksa (henüz levh-i mahfuza geçmemiş şu and
a yeni başlanacak olan bir işi mi? Resulullah: “Olup biten işi” dedi. Adam – veya cemaatten biri – yine sordu: “Öyleyse niye çalışılsın ki?” Hz. Peygamber şu açıklamada bulundu: ”Cennet ehli olanlara cennetliklerin ameli müyesser (kolaylaştırmak) kılınır, ateş ehli olanlara da cehennemliklerin ameli müyesser kılınır” (Ebu Davud)
İman, küfür, saptırma, mühürleme: Bakara 6,7, 21 , Araf 100, 158, 178,179, 186, En’am 107,109,110,111,148, Tevbe 55, 85, Yunus 100, Yusuf 101, İbrahim 35, Kehf 29, Taha 79, 85, Mülk 2, Zariyat 56, Nahl 93, Kasas 56, 64,68, Zümer 36,37, 41, Hacc 16, Tin 7, Muhammed 24 ; Son peygamber hür irademiz yok dedi
*** Resulullah dedi ki: “Allah’ın dilediği oldu, dilemediği olmadı.” (Ebu Davud)
Peygamberimiz dedi ki: “Kul, hayrıyla (iyilik), şerriyle(kötülük) kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz.”
(Tirmizi)
Aişe
anlatıyor: “Bir çocuk ölmüştü. Ben: “Ne mutlu ona! Cennet kuşlarından bir kuş oldu!” dedim. Peygamber “Sen Allah’ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?” dedi. (Müslim)
Allah bizim ne yapacağımızı önceden biliyosa hiç böyle imtihan olur mu? zorla günah işlettiriyo işte.
Allah olacak olaylar için önceden bildiği gibi mi diledi yoksa bildiğinin dışında olmasını mı diledi? Bildiği gibi dilediyse senin burda benimle yazışmanı dilemiş olmadı mı? Sen allahın dilediği olayın olmasını engelleyebilir misin acaba? Hayır dersen şu an engelleyemeyeceğin bir işi miyapıyorsun acaba? Özgür iraden yok yani.
Günahlar Allah’ın irade etmesi (dilemesi) sonucunda mı yoksa iradesi dışında mı meydana geldi?
Allah ilminde olacak olanları yaratmaya mecburmu yoksa yaratmasa da olurmu.
ama o zaman ilmi yanlış olmaz mı
iman etmeyeceği Allah tarafından önceden bilinen bir insanın mümin olma kudreti varmıdır
öldürülen biri eceliyle öldüyse öldüren onu mecburen öldürmüş olmadımı
allah alemi yaratmak için bekledimi, beklemediyse aleminde allah gibi ezeli olması
gerekmezmi
alemin yokluğu zaman aldımı
allah alemi yaratmak için bekledimi
alemin varlığının öncesinde zaman geçtimi (allah alemi sonradan yarattı diyosanız)
ssssss
allah alemin varlığının zaman olarak öncesinde miydi
neyi irade edeceğimizi alalh irade etmemiş miydi
kötülüğü yaratan allah diyen varmı
şer kimdendir kuldan mı Allahtan mı
her ferdin geleceği ezelde kurtuluş ve azap olarak takdir edilmiş midir
Allah razı olmadığı fiilleri (zina) irade eder mi
kulun iradesi Allahın iradesine mi bağlıdır yoksa
Allahın iradesi kulun iradesine mi, bağlıdır
insanın kötü yönde iradesini kullanmasını yaratan allah mı
zulüm Allahın kaza ve kaderiyle midir
günahlarda içinde olarak herşey Allahın kaza ve kaderiyle midir
“Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlariçin seçim hakkı yoktur
” Kuran (kasas 68)
Allahın kadere (alınyazısı )yazdıkları, irade ettikleri değil midir
günah Allahın iradesi dışında mı işleniyor yoksa iradesiylemi işleniyor
insan yaptıklarını yapmadan önce, Alalh bunları irade etti mi etmedi mi
kulun günah işlemesi Allahın iradesiyle oldu diyen varmı
içki içen rızıkını mı içti yoksa Allalhın rızık olarak vermediği bişeyi mi içti
hırsızın yedikleri ona Allahn verdiği rızık mıdır
günah işlememiz önceden yazıldı mı yazılmadı mı
seçimleriniz allahın iradesi dışındamı oluyor
zina edenin zina edeceğini ezeldemi diledi Allah? hayır dersen
Allahın dilemesi dışında bişeymi oluyo yani
şimdi yazacağım delil özgür iradeyi savunanların en çok kullandığı delile karşıdır, çok etkilidir.
temel soru: “Allah ne yapacağımızı önceden bildiği için yazdı diyenlere soru: Allahın
yazdıkları irade ettikleri miydi yoksa iradesi dışında olacaklar mıydı?”
izahı: onlara (özgür iradeyi savunanlar) sorsan: bizim yaptıklarımız önceden yazılı mıydı? evet derler. zira Kuranda bu geçer hadid 22- 23 onlara deki biz önceden yazılanı yapıyosak hür irademiz nerde kalır? sana der ki: Allah kulunun özgür iradesiyle ne yapacanı önceden bildiği için böle yazdı. yoksa öle yazdı diye sen öle yapmıyorsun.
der. ve takvim örneğini verir. takvimi hazırlayanlar önceden yazdığı için mi güneş tutuldu yoksa tutulcanı önceden bildikleri için mi öle yazdılar derler. millet der ki: tutulcanı bildikleri için, o tarihte (mesela 10 ağustos) tutulcak diye yazdılar derler. onlarda der ki: peki takvime o tarihde tutulacağının yazılması güneşi hareketlerinde zorlar mı? millet der ki: zorlamaz. onlarda der ki: işte böle nası ki takvime (misal 10 ağustos) güneşin tutulacanın yazılması, güneşi hareketinde zorlamıyosa, allahında önceden kulun yapcaklarını yazması kulu zorlamaz. çünkü allah kulun öle yapcanı önceden biliyo, bildiği için yazıyo derler.
bu izahlarını daha detaylı olarak piyasadaki kaderle ilgili kitaplardan okuya
birsiniz. devamlı bu örneği verirler zaten. buna karşı önceden uzunca bi izah veriyordum. ama hem anlaması hem anlatması zor. şimdi ise kısaca bi cevap verecem. anlatması ve anlaması kolay. onlara deyin ki: biz önceden yazılanı mı yapıyoz? evet der, hayır derse hadid suresi 22- 23 ü söyle. önceden yazılanı yapıyoz deyipte takvim örneğini (tren örneğide var, yüksekte durursun iki tren geliyo bunların çarpışcanı sen biliyon, onlar bilmiyo. sen yüksekten görüyon. ee sen bildin diye mi bunlar çarpıştı? yo öle olur mu derler. bu değişik bi örnek. sonuçta allahın önceden bilip napcamızı yazması bizi zorlamaz demeye getircek lafı) anlatır sana. sora ona de ki: Allahın yazdıkları irade ettikleri miydi yoksa iradesi dışında olacaklar mıydı? eğer iradesi dışında olacaklardı derse, de ki: allahın iradesi dışında bişe olur mu de. ehli sünnet “herşey allahın iradesiyle olur” diyo ama de.
eğer yazdıkları allahın iradesiyle olur derse de ki: yani zina edenin bu yaptını allah irade etti
öle mi de. yok derse de ki: hani yazılanlar allahın irade ettikleriydi de. evet zinayıda allah irade etti (diledi) derse, de ki: allahın olmasını irade ettiği bi olayı ben engellemeye kadir olabilir miyim de. olamazsın derse.de ki: öleyse zina yapan engellemeye kadir olamadığı bi olayımı işliyo de. hayır derse de ki: çelişkiye düştün de. evet engelleyemediği bi olayı işledi derse, de ki: yani ben engelleyemeyeceğim bi olayı işlerken hür iradeye mi sahibim yoksa özgür iradem yok mu de.
bu konunun geniş izahı:
Allahın ilminin maluma tabi olmaması meselesi
Allahın ilmi ezelidir evvelden de izah edildiği gibi ezeli olanın sebebi olmaz halbuki ilim maluma tabidir denildiğinde; ilim, malumdan( bilinenden) etkilenen durumunda olmakta ve malum ilmi etkileyen konumda bulunuyor dolayısıyla etkileyen malum, etkilenen ilme sebep teşkil ediyor. zira etkileyen etkilenene sebep konumundadır. halbuki akli delille sabit ki ezeli olanın sebebi olmaz. o halde Allahın ilmine ezeli diy
enlerin: “ilim maluma tabidir” lafları yanlış olmaktadır. Allahın ezeli ilmi asla başka bir şeye tabi değildir. böyle oluncada cebr olduğu aşikardır. etkilenmek demek etkileyen olduğu varsayılan ( düşünülen) şeyin etkilenene sebep teşkil ettiğini kabullenmek demektir.
insanın özgür iradesini savunanların en çok kullandıkları laf olan “Allah bildiği için yazdı” ifadesidir bununla şunu kasdederler mesela ben şimdi klavyede yazı yazıyorum ya hah diyorlar ki Allah ezeli ilmiyle senin bu saatte, bu vakitte bu yazıyı yazacağını bildiği için levhi mahfuza böyle yapmanı yazdı. yoksa O, böyle yazdığı için sen böyle yapıyor değilsin. yani yine insanın özgür iradesi vardır derler. buraya kadar tamam mı anladınız mı? devam ediyorum sonra şunu diyorlar: “ilim maluma(bilinen) tabidir” yani Allahın ezeli ilmi sonradan olacak olan bilinen fiillere, hareketlere tabidir derler. bununla da şunu kasdederler: yani Allahın ilmi, bilmesi sonradan olacaklara tesirli değildir düşüncesini savunur
lar. işte bu düşünceyi anlatmak isterler. yani Allahın evvelden hadiseleri bilmesi bizi cebr altında bırakmaz biz yine hürüz derler. tamam mı? yani Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak olaylara tabidir derler. tamam mı? şimdi çooooooooooooook dikkat ediniz: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından önce mi gelir, beraber midirler, yoksa zaman bakımından sonra mı gelir? iyi düşünün. evet cevap şu: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından sonra gelir. bu aklen açıktır. şimdi duruma bakalım: bunlar ne demişti? “Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak şeylere tabidir” . soruyorum: ezeli olan şey, hiç sonradan olan şeye tabi olur mu? olmaz eeeeee bu ne o zaman? ne olacak kandırma üç kağıt yüzyıllardır süren pek çok üçkağıttan biri. ezeli olan şey başka şeyden sonra olamaz . başka şeyden sonra olsa zaten ona ezeli ( öncesiz, başlangıcı olmayan) denilmezdi. demek ki onların “ilim maluma tabidir” lafları yalan dolandır. dolayısıyla insanın özgür iradesini savunan biri Allahın ilmi eze
li dediğinde ne dediğini bilmiyor demektir. dolayısıyla şunu şiddetle bildiriyorum ki: insanın özgür iradesi vardır diyen Allah hadiseleri olmadan önce bilmiyordu, hadiseler olurken bildi demek durumunda kalır . ve bunu dediğinde de Kuran daki “kıyamet vaktinin sadece Allahın bildiğini ifade eden” ayeti de inkar etmiş olur.
burada videolarım var: http://tr.netlog.com/go/explore/videos/videoid=2101668
not: (Yukarıda verdiğim video linki, videoyu açmadıysa; bu linki kopyalayın, msn yi açın, mesaj yazdığınız yere yapıştırın ve entere basın, sora bu linki tıklayın videolar açılıyor.)
Yazar Hakkında
9 sene araştırdım bu konuyu
Categories: İlginç Bilgiler, Kişisel Gelişim Tags: kader, Kader Hakkında
Deniz İzcileri
Deniz izcileri ve izcilik;
DENİZ İZCİLERİNDE HABERLEŞME
Deniz izcilerinin kullandıgı bir çok dil vardır bunlardan bazıları mors alfabesi, simafor, fonetik alfabe ve Q kodları, kol komutları, düdük komutalrı ve teknik izlerdir.
MORS; Mors alfabesi genelde fener ile yapılır ancak bunu açıp kapata bıldıgın herseyle anlata bılırsın haflerı yakıp kapatma surene göre anlasılır. Bu tablo dünya çapında kullanılmaktadır.
SİMAFOR; Harfler ve gösterilişi kolların ikiyana kaldırılıp belirli açılarda tutulmasıyla yapılan muhaberedir.
FONETİK ALFABE VE Q KODLARI; Bu dil karsıdakı kıs senı anlamakta zorluk cekıyor ise veyatata dedıklernı secemıyorsa kullana bılırsın. Dünya çapında belirlenmiş sözcuklerin baş haflerini kollanarak oluşan bir tablodur. Örnegin A ALFA(ALFA), B BRAVO(BIRAVO), C CHARLIE(ÇARLİ), D DELTA(DELTA)
DÜDÜK KOMUTLARI; Düdük komutları birbirinizi göremediginiz ve sesinizi duyuramadıgınız zamanlarda kolanılır bu komutlarda mors gibidir. örnegin -(uzun) dikkat, .(kısa) rahat, -… toplan…
TEKNİK İZLER; Bunu genelde izciler kullanır. Hiç bilmeyen bırı bıle mantık yürüterek anlaya bılır(Not:sivri köselı seyler tehlikeyı kösesız sekiller ise tehlike olmadını gösterir.). Örnegin üçgen içinde dalgalar içilmez su demektır.
izcilik hakkında daha fazla bılgı için googleye adımı ve soyadımı yazın cıkan siteden bula blırsınız herseyı.
Yazar Hakkında
ben 16 yasında SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIGININ DESTEKLEDIGI SAHİL İZCİ GRUBU ÜYESİYİM SIKILDIGIM İÇİN KARALADIM BISEYLER YUKARIYA. ADIM ZİYA KERVANKIRAN
Categories: İlginç Bilgiler, Kişisel Gelişim Tags: Deniz, Deniz İzcileri, İzcileri
The End Justifies the Means
Türkçe karşılığı ‘ Zafere giden her yol mübahtır’ olmakla beraber birebir çevirdiğimizde ‘ Netice, sebepleri haklı kılar’ gibi bir anlam taşıyor. Machiavellist görüşü temsil eden en iyi söz öbeklerinden bir tanesi. Machiavellist – Makyevelist görüşe göre kafanıza koyduğunuz bir hedefi gerçekleştirmek için uygulayacağınız her türlü yöntem – yasal ya da etik olsun olmasın – mübahtır.
Shakespeare Richard III adlı oyununda o zamanlar revaçta olan makyavelist anlayışı yererken aynı zamanda döneminin sarayına da yalakalık yapmayı başarabilmiştir. Yalakalık yapmak diyorum zira argoyu seviyorum.
bkz: fallik.
Neyse…
Biraz da Richard III’ün yazıldığı dönemden bahsetmek istiyorum. Richard III tabii ki de Shakespeare’in diğer oyunları ve sonneleri gibi çok değerli bir eserdir. Shakespeare’in tiyatral zekası ve zamanın koşullarını iyi harmanlayabilmesi ve de İngiliz Dili’ne olan hakimiyeti onun eserlerinin neden bu kadar sevildiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Onun zamanında, (gerçi matbaanın icadından önceki bütün zamanlar desek daha doğru olur) bir edebi eser vermek ve bu eserin bir şekilde tutulması ve de yazar ya da şairin eseri üzerinden ekmek parası kazanabilmesi için bir takım aristokratlara, saray eşrafına, tanınmış kişilere, zenginlere, kısacası kalburüstü birilerine ucundan başından birazcık yalakalık yapmak, eserin bazı yerlerinde onları simgeleyen karakterler kullanmak gerekiyordu. Zira kitap basmak o zamanlar ucuz bir şey değildi ve de zaten okur yazar kitlesi bu saydıklarımızdan aşağı sınıflara henüz ulaşamamıştı. Aynı muhabbet bizim Türk Edebiyatı’nda da görülür, Methiye’ler kasideler vs. vs. hep kalburüstü sınıfı temsil eder, onların anlayabileceği düzeydedir. Halk sorunlarıyla ilgilenilmeye sonradan başlanılmıştır. Bu konuda bir genelleme yapacak olursak, şiir veya tiyatro eserler genelde sanat için sanat, düzyazı ise toplum için sanat içeriğini taşırlar. Sırf sanat üretebilmek için yazılmış eserler zaten belli bir birikimi olan kitleye hitap etmek zorundadır. O eseri anlayabilmek için illa ki entellektüel bir birikiminin olması gerekir. İngiltere’nin dağlarında yaşayan sarı çizmeli John ağa ne anlasın Paris’ten, Troy’dan, Homeros’tan dimi ama?
Yazar Hakkında
http://www.fallik.com/the-end-justifies-the-means.html
Categories: İlginç Bilgiler, Kişisel Gelişim Tags: justifies, zafer, zafere giden yol