sbs rehberlik
Öğrenciler, anneler babalar ve öğretmen arkadaşlar; sistem değişti ve SBS sınavları geldi. Bu sınavlar ilk kez yapıldı ve beklenildiği gibi kolay sorular soruldu. Sorularda ders kitabına bağlı kalındığı, kitabın dışına çıkılmadığı görüldü.
Sizlere rehberlik konusunda şunları söyleyeyim;
Sbs soruları bu yıldan itibaren böyle kolay olacak ama, arada belirleyici hassas sorular olup bunları yapanlar diğer arkadaşlarına yarışta fark atacak. Bence bundan sonra bu sorular için dershaneye boşuna para vermeye gerek yok. Sorular kolay ve gördüğünü yorumlamaya dayalı. Diyeceksiniz ne yapalım hocam? Öğrenci bir kere sbs sınavının bilincinde olacak. Sbs sınavında gözlemci öğretmendim ve gördüğüm kadarıyla öğrenciler ve aileler yeteri kadar bilinçli ve bilgili deyildi. Öncelikle sbs gerçeği var ve 3 yıl devam edecek. Buradan aldığımız puanlara göre istediğimiz iyi bir liseye yerleşeceğiz. Tabiî ki de okuldaki derslerimizden aldığımız notlar ve davranış notları da çok büyük bir önem kazandı. Matematik sorularını inceledim. Matematik için öğrencilerden isteğim şudur; okuldaki ders öğretmenini çok iyi dinleyin, ders kitabındaki ve çalışma kitabındaki soruları öğretmenleriniz ödev vermese bile tek tek çözün ve anlamadığınız soruları kesinlikle öğretmeninize veya bir bilene çözdürün. Kendinize evde çalışmak için sbs konu anlatımlı ve soru bankası kitaplardan alın. Birde yaprak testler var onlardan alıp çözün. Yaprak testlerini çok çeşit almaya çalışın, çünkü ne kadar farklı yayınlar olursa o kadar soru çeşidi görürsünüz ve konuların soru tarzlarına çok yönlü bakıp hakim olursunuz. Gelelim derslere, derslerde soru sormak için parmak kaldırmaktan çekinmeyin utanmayın. Soru sormak ve anlamadığınız yerleri öğrenmek sizin en doğal hakkınız. Soru soran öğrenci başarılı olur.
Öğrenci başarısı öğretmen, öğrenci veli ve okul idaresi işbirliği ile olur. Öncelikle bilinçli ve istekli veli olmanız gerekir. Sürekli çocuğunuzla ilgilenmeli, fırsat buldukça okula gidip öğretmenleriyle tek tek görüşmeli ve çocuğunuz hakkında bilgi almalısınız. Burada eksiklikleri öğretmenlerle karşılıklı görüşüp paylaşmalı ve çözüm yolları üretmelisiniz. Okula toplantıdan toplantıya değil her zaman gitmelisiniz bu şekilde sadece derslerle ilgili değil çocuğunuzun arkadaşlarıyla ilgilide bilgiler almış olursunuz ve çocuğunuzu daha çok tanımış olursunuz.
Genelde öğrencilerin matematiğe karşı ilgisi ve sevgisi zayıf olur. Burada öğretmen devreye girer. Nasıl mı? Eğer öğrenci öğretmenini severse derste başarılı olur sevmezse asla ama asla o çocuğa o dersi sevdiremezsiniz. Yani öğretmen sıcak ve çocukları seven bir kişiliğe sahip olmalı, bu şekilde olan öğretmen bildiği bilgileri çocuğa çok rahat aktarır ve çocukta bilgileri rahatça alır. Örnek veriyorum sene başında sınıfın birinde öğrencilerden biri yazılılarda yüksek not alıyordu, nasıl olduysa sanırım yaramazlıklarından dolayı öğrenciye kızmışım. Ondan sonra o öğrencinin bir daha ne derse katıldığını nede yazılılardan yüksek not aldığını gördüm. Öğrenciyi kaybettim. Sene sonunda sınıfta çocuklarla konuştum ve kimseye kızmadığımı herkesi sevdiğimi hatta o çocuğa korkmamasını söyleyip bir şekilde gönlünü aldım. Baktım ki öğrenci artık derse katılıyor son yazılıdan da yüksek not aldı. Bunu anlatmamın sebebi öğretmenin önemi çok fazladır.
Unutmayın her şey çocuğunuzda bitiyor. Onun istekli olması, kendine güvenmesi ve inanması gerekiyor. İnsanlar inandıkları işlerde başarılı olurlar. Maçı güçlü olan değil galip geleceğine inanan kazanır. 2008 Avrupa kupalarında olduğu gibi milli takımımız zaferden zafere koşuyor. Çocuğunuz kendisine bir hedef (öğretmenlik,doktorluk gibi…)koymalı ve bu hedefe ulaşmak için SBS gibi engellerin karşısına hep çıkacağına ama çalışarak bu engelleri aşacağına inanmalı yada inandırmalısınız. Hayat aslında psikolojik bir olgudur.Yani insan her şeyi kafasında tasarlar,kafasında başarır, kafasında bitirir bunu yapanlar bu savaşı kazanır. Önce siz inanın ve çocuğunuza inandırın. Allah çalışanın hakkını her zaman verir.
www.matematikcifatih.tr.gg
Yazar Hakkında
Categories: Çocuklar, Ev ve Aile Tags: rehberlik, sbs
cocugunuzu yanliş bilgilendirmeyin
Anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez.Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir.
Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;
ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz.En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan – makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.
Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.Odasının kapısını kitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.
Yazar Hakkında
kemal
Categories: Çocuklar, Ev ve Aile Tags: çocuk